Şehirler Markalaşıyor!

- Köyler, ilçeler, şehirler, bölgeler hatta ülkeler markalaştırılabilir, buralara yoğun turist çekilebilir, buralarda yaşayan insanların refah düzeyleri yükseltilebilir. - Ülkemizde İstanbul dahil, henüz marka olmuş bir şehir, ilçe veya bir bölge bulunmamaktadır. Çünkü ürünlerde bile bir ürünün sadece isminin büyük kitlelerce biliniyor olması o ürünün markalaşmasına yetmemekte, bir şehrin de markalaşmasında, "Yüksek Bilinirlik"in dışında daha birçok parametrenin yerine getirilmesi gerekmektedir. Örneğin bugün sadece Paris'e yılda ortalama 50 milyon turist gelirken, Türkiye'nin toplamına gelen turist sayısı 18 milyon civarındadır. Bu da hem şehirlerimizin hem de komple ülkemizin markalaşma konusunda ne kadar gerilerde olduğunun en açık işaretidir.

- Ülkemizde belediyeler küçümsenmeyecek paralar harcayarak büyük yatırımlar yapmakta, büyük projeler gerçekleştirmekte, ancak bunların tamamına yakını B1 segmenti altında olduğundan ve dolayısıyla gerçek bir değer taşımadığından, ne yerel, ne bölge, ne de ülkemiz halkının pek dikkatini bile çekmemekte, doğal olarak buralarda ne yerli, ne de yabancı turist potansiyeli bir türlü arttırılamaktadır.

- Bizzat şehirdeki başarılı çalışmalarından ve bu başarılara dayalı halk desteğinden dolayı birden fazla dönem aynı yerde belediye başkanı olabilmiş başkanlarımızın sayısı parmakla sayılacak kadar azdır.

 

Sonuç;

Bir ürünle bir şehrin markalaştırılması konusunda metodolojik olarak büyük bir fark bulunmamaktadır. Ürün ve hizmetlerin markalaştırılmasında kullandığımız sistem, şehirler için de pek ala uygulanabilmekte, kullanılabilmektedir. Önemli olan, vizyon sahibi, bilgiye açık ve saygılı belediye başkanlarının bulunabilmesi, böyle bir işi hem beyni, hem de yüreği ile gerçekten istemesi ve sabırlı olmasıdır.

 

Bir şehrin, ilçe veya bölgenin markalaşması ne demektir?

 

Türkiye çapında değerlendirildiğinde;

- İlk akla gelen 5 şehir içinde sayılması,

- O şehirde yaşayan insanların gelir düzeylerinin Türkiye'nin gelir düzeyi en yüksek ilk 5 şehrinden biri olması,

- O şehirde yaşam kalitesinin (alt yapı, yol, köprü, meydan, çarşı, pazar, turistik yerler vs.) en az B1 segmentinde olması,

- Şehirde güvenlik, trafik, görüntü, ses ve çevre kirliliği gibi önemli sorunların sıfır düzeyinde olması,

- İnsanların yoğun olarak o şehirde gezmeye, görmeye gittikleri en az 5 önemli nokta / yerin olması, buralarda yoğun fotoğraf çekiliyor olması,

- O şehre turistik amaçlı gelenlerin en az 3 gün o şehirde kalmak istemeleri, başkalarına hararetle tavsiye edebilmeleri, hatta bir daha gelmek istemeleri,

- Şehrin geneli konusunda, şehre gelen turistler üzerinde yapılan "Müşteri Memnuniyeti" anketi sonuçlarının "pekiyi" derecede olması,

- Şehirde yaşayan insanlar üzerinde yapılan "Bu şehirde yaşamaktan ve belediye hizmetlerinden memnun musunuz?" anketi sonuçlarının "pekiyi" derecede olması,

- Belediyenin hiç borcunun bulunmaması (hatta fazladan parası olması),

- Belediye başkanının rahatça, korkusuzca makam arabasından inip, insanların arasına karışabilmesi, kimliğini saklamadan, rahatça şehirde gezebilmesi, yani şehir halkı tarafından sevilip sayılması, vs. vs...

 

"Şehirlerin Markalaşması" konusunda bu listede daha birçok önemli parametre vardır. Yani bir şehrin markalaşması, bir sürü hedefin gerçekleştirilmesiyle elde edilebilecek bir konudur. Uzun vadeli, birçok teknik ve artistik konunun entegre olarak planlanıp, uygulanmasını, denetimini, yüksek bilgi ve sabırı gerektirir. Yani sadece reklam yapmakla, "Biz marka olduk" ya da "Marka Şehir X", "Marka Şehir Y" demekle ve bunu herkese yaymakla (sadece bu lafı kafalara yerleştirmekle) bir şehrin markalaşması asla mümkün değildir. Yani bu iş lafla olmamakta, sonuçta birçok başarılı konuda tüm ülke insanlarının o şehri ilk 5'e koymasıyla olmaktadır.

 

Bu da bir çok şeyin,en az 2-3 yıl gibi uzun bir süreç içinde usta planlamala, projelendirmelerle ve ustaca yapılmasıyla olmaktadır. Bu çalışmalar dünya çapında olduğunda ise; Yukarıda yazmaya çalıştıklarımızı Türkiye değil, dünya ölçeğinde düşünmek gerekir. Ancak bir şehrin dünya çapında markalaşması konusunda kısaca; "Türkiye'de marka olmadan dünyada marka olmak sadece bir hayaldir" diyebiliriz.

 

Danışman seçimi

 

Bugün ülkemizde, eğitimini görmediği konularda çalışan, kendine göre iyi-kötü birşeyler yapan, sonra kendisine birikimi doğrultusunda "uzman" diyen sayısız "uzman"a rastlamak mümkündür. Özellikle ülkemizde ürün / hizmetlerin markalaştırılması konusunda bile marka yaratmanın ne kadar düşük düzeylerde olduğu düşünülürse, bu işleri yapan (hizmet verenler) ve yaptıranların (hizmet alanlar) ne kadar başarılı olduğu ortadadır.

 

Ürün ve hizmetlerin markalaşma konusu, 4 konuda yüksek derecede bilgiyi (eğitimli olmayı) ve bir çok operasyonda denenmiş, başarılı olunmuş iş tecrübesini gerektirir. Bunlar;

1- Sanat (özellikle Grafik Sanatlar... Çünkü bu sanat dalı, resim, fotoğref, mimarlık, dekorasyon, sinema, animasyon, müzik, web, video grafiği, hatta müzik gibi birçok sanat dalını kapsayan çok zor öğrenilen bir sanat dalıdır ve markalaşma serüveni içinde en önemli "olmazsa olmaz"dır),

2- Reklam,

3- Halkla İlişkiler ve

4- Pazarlama.

Ülkemizde ve dünyada işte marka oluşturamamanın en büyük güçlüğü, bu birçok teknik ve artistik konuyu içeren operasyonu yapacak ekipte, bu 4 bilgiye çok iyi derecede bilen 4 ayrı uzmanın biraraya getirilememesi veya bu 4 farklı konuya pekiyi derecede hakim olan tek bir kişinin bulunamamasının zorluğudur.

 

Özellikle bir şehrin markalaşması konusunda, bu 4 konuyu bilmek de yetmemekete, dünyayı bilmek de gerekmeketedir. Yani bu işi yönetecek uzman / uzmanların dünyanın birçok marka olmuş, hatta olmamış şehrini görmüş, buralarda bulunmuş, yaşamış olmasını da gerektirmektedir. Yani bu operasyon, dünyanın diğer şehirlerinde de neler olup bittiğini bimeyi, bir dünya vizyonuna sahip olmayı da gerektirmektedir.

 

Sonuç olarak bir ürün veya hizmetin markalaştırılması zor bir konudur. Bir şehrin markalaştırılması çok daha zor bir konudur. Bu uzun yolculukta görev alacak kişiler, yukarıda belirttiğimiz yeterliliğe sahip olmadıkça ve markalaştırılacak şehrin belediye başkanında yeterli bir vizyon ve böyle bir operasyon için normalin üzerinde bir istek olmadıkça, bir şehrin markalaştırılması asla mümkün değildir.

 

İlk adım...

 

Uzun yıllardır ürün / hizmetlerin markalaştırılması konusunda ülkemizde birçok firma / markaya uygulanmış, başarılı olmuş, yukarıda saydığımız 4 konuda akademik tabanlı bilgi + dünyanın yaklaşık 60 büyük şehrinde bulunma avantajı ile tam bir marka uzmanı olan Mehmet Ak, mevcut belediyelerimize ve yeni belediye başkan adaylarımıza bu yepyeni hizmet paketimizi sunmaktadır; "Şehirlerin Markalaşıyor"...

Doğru bir başlangıç için "Şehirler Markalaşıyor " isimli özel, 2 saatlik ücretsiz tanıtım seminerimizi talep ediniz.

 

Danışmanlıklarımız;

 

1- Yönetimdeki Belediyeler;

- Yapılacak yerel seçim kampanyalarının yönetimi danışmanlığı ve uygulama hizmetleri,

- Yönetimlerindeki şehir, ilçe veya bölgede markalaşma çalışmalarının başlatılmasıyla gelecek dönemler için şanslarının arttırılması.

 

2- Belediye Başkan Adayları;

- Yapılacak yerel seçim kampanyalarının yönetimi danışmanlığı ve uygulama hizmetleri,

- Yönetime geldiklerinde, yönetecekleri şehrin markalaşmasına yönelik icraat plan ve programlarının hazırlanarak iletişim ve tanıtım faaliyelerinde kullanılır hale getirilmesi, adayların seçilebilme şanslarının arttırılması...

Zaman kaybının para kaybı olduğunu unutmayın, "bir bilen"e danışın.